
Kahve Molası’nda bugün sizlere Kadıköy’deki Süreyya Operası’nın kubbesini, Şişhane’deki Ferah Apartmanı’nı, Nişantaşı’ndaki Marmara ve Sümer apartmanlarını, Osmanbey’deki Hisar Palas’ı ve Beyoğlu’nda, Şişli’de birçok apartmanın girişlerini, hollerini, duvarlarını çizdiği resimlerle ve tablolarla süslemiş bir ressamdan, Naci Kalmukoğlu’ndan bahsetmek istedik.
Manzara ve portre resimleri dışında nü, natürmort çalışmaları ve tiyatro dekorlarıyla da tanınan usta ressamın asıl ismi Nikolay Kalmikoff’tu. 1896’da Harkov’da doğdu, yaklaşık 5 yıl Güzel Sanatları Akademisi’nde eğitim gördü ve Sovyet Devrim’inden kısa bir süre sonra, 1920’de İstanbul’a geldi. Türk vatandaşı olduktan sonra da Naci Kalmukoğlu ismini aldı.
Sanatçının çalışmaları İstanbul’la sınırlı değildi. Ankara’da ve İzmir’de de birçok esere imza attı. İzmir Fuarı’nın pavyon resimleri ve İstanbul’un büyük sinemaları, otelleri, lokantaları ve apartmanlarını süsleyen panoları ve dekorları onu döneminin sanatçılarından farklı bir konuma yerleştirdi.
Cumhuriyet’in kuruluşuna tanıklık eden, mütevazi bir yaşam tarzı ve sanat anlayışına sahip olan Kalmukoğlu, İstanbulluların belki de her gün önünden geçtiği, ziyaret ettiği birçok tarihi binada eserlerini sergiledi.
Elhamra, Fitaş, İpek, Yeni Melek ve İnci sinemalarına yaptığı çalışmalar ya kayboldu ya da hırslı toplayıcılar tarafından hırpalandı. Bu eserlerin en belirgin özelliği, Fausto Zonaro tarzında akademik kurallara göre büyük boy resimlerin, duvar resmi duygusu veren bir tarzda yaratılmasıydı.
Tarihi olaylara, doğaya, insan ilişkilerine ve tematik konulara önem veren, resimlerinin arka planlarını İstanbul’un tarihi semtleri, Adalar ve Boğaziçi’yle zenginleştiren Kalmukoğlu, 2 Şubat 1951’de Beyoğlu’nda, Bekar Sokak’ta yaşadığı 9 numaralı Vitalis Apartmanı’nın 5. katından düşerek hayatını kaybetti. Sanatçımızı saygıyla anıyoruz.