
İstanbul’da alışveriş denince kalpler Kapalıçarşı için atar. Mısır Çarşısı ve Mahmutpaşa da ilk 10 listesinde 2. ve 3. sırayı paylaşır.
Semt, ismini Fatih’in sadrazamı Mahmud Paşa’dan almıştır. Mahmud Paşa 1462’de burada bir külliye ve 265 dükkândan oluşan bir çarşı yaptırır. Mahmutpaşa 15. yüzyıldan itibaren İstanbul’un en yoğun alışveriş merkezi haline gelir.
Semtten bahsedildiğinde akla ilk Mahmutpaşa yokuşu gelir. Yokuşun sağında ve solundaki inişli çıkışlı sokaklar; sayısız han, dükkan ve atölye Mahmutpaşa’yı oluşturur.
Mahmutpaşa sadece bir alışveriş caddesi değil; hamalların, çırakların, Anadolu’dan gelenlerin, bekarların kaldığı küçük odalar ya da gurbetçi yurdu denilen toplu barınakların bulunduğu bir semttir. 20. yy’a gelindiğinde İstanbul’un en önemli ticaret merkezi çoktan olmuştur.
İstiklal Caddesi, Galata ve Karaköy gibi semtlerin ticari önemi zamanla arttıkça Mahmutpaşa, dar gelirli insanların ihtiyaçlarını karşıladığı bir semt haline gelir. Özellikle evlilik arefesinde olanların; bayram, sünnet ve okul alışverişi yapanların buluşma noktasıdır artık.
İnsan seline kapılmış rengârenk dükkanların arasında giderken bazılarımız bunu bir kaos bazılarımız yüzyıllardır süren bir gelenek olarak algılayarak kendine akışa bırakır. Biz ikinci gruba dahil olduğumuz için bu aralar Mahmutpaşa’ya gitmenizi rahatça öneriyoruz. Maskenizi yanınızdan eksik etmemenizi de.