
“Resmin sen değilsin ki, o benim dünyama ait bir şey.”
Dün Rum Yetimhanesi’nde verdiğimiz molanın üstüne, Büyükada’nın eşsiz atmosferinden kendimizi alamadık ve bugün de Metin Erksan’ın adada çektiği Sevmek Zamanı filmiyle o büyük aşka da değinelim istedik. Belki şu saatlerde adadasınızdır ve sizin için yazdıklarımız daha anlamlı hale gelir.
1965 yapımı olan filmde Müşfik Kenter, Sema Özcan, Fadıl Garan, Süleyman Tekcan gibi isimler rol alır. Siyah beyaz filmin teması “surete âşık” olmaktır.
Boyamaya girdiği evin duvarında asılı kadın resmine aşık olan Halil’in ve resimdeki Meral’in öyküsü anlatılır.
Büyükada bu aşkın başladığı yerdir. İki ayrı dünyanın insanlarıdır onlar. Halil, Büyükada’ya sadece kışları giderken Meral’in adada bulunduğu mevsim yazdır. Filmde Büyükada’nın yağmurlu, kasvetli ve ıssız oluşu tam da Halil’in ruh halini yansıtır ve yönetmenin adayı seçmesindeki sebep budur (Filmin bir kısmının da Maslak’taki atış poligonunda ve Belgrad Ormanı’nda çekildiğini ekleyelim).
Halil, “Seni sevsem benim düşüncelerimi yıkarsın, resmin beni bırakmaz, bana kızmaz, beni hep sevebilir. Oysa seni sevsem bu kadar mutlu olamam’’
Halil, çerçeve içinde, duvarda asılı duran Meral’e âşıktır ve Meral, kendine, aslına âşık olması için Halil’i ikna etmeye çalışır. Halil gerçek Meral’i değil, resmini ister.
“Benimle resminin arasına girme, istemiyorum,” der Halil.
Meral, nikahtan kaçıp soluğu Halil’in yanında alsa da Halil’i, bir kayıkta kendi resmiyle ve gelinlik giymiş bir mankenle denize açılmış olarak bulur.
Büyükadada’da Sevmek Zamanı ruhunu hissetmek ya da akşam Türk sinemasının bu nadide parçasını izlemek isterseniz iyi seyirler ve iyi keşifler!